Tüm yazılar
Genel

''save'' ile ilgili en çok kullanılan 50 fiiller listesi

8 Mayıs 20255 dk okuma

''save'' ile ilgili en çok kullanılan 50 fiiller listesi

KISACA

Bir şeyi zarar, kayıp, israf ya da yok oluştan uzak tutmak, kaydetmek ve korumaktır.

Bu yazıda neler var? (50 başlık)
  1. save time – zaman kazandırmak
  2. save money – para biriktirmek / tasarruf etmek
  3. save energy – enerji tasarrufu yapmak
  4. save water – su tasarrufu yapmak
  5. save space – yer kazandırmak
  6. save fuel – yakıt tasarrufu yapmak
  7. save yourself – kendini kurtar
  8. save data – veri kaydetmek / korumak
  9. save your work – çalışmayı kaydetmek
  10. save progress – ilerlemeyi kaydetmek
  11. save a life – bir hayat kurtarmak
  12. save face – itibarını kurtarmak
  13. save the day – günü kurtarmak
  14. save one’s reputation – itibarını korumak
  15. save someone’s soul – birinin ruhunu kurtarmak
  16. save someone from themselves – birini kendinden korumak
  17. save your breath – boşuna konuşma
  18. save someone a seat – birine yer ayırmak
  19. save the best for last – en iyisini sona saklamak
  20. save a document – belgeyi kaydetmek
  21. save a file – dosya kaydetmek
  22. save changes – değişiklikleri kaydetmek
  23. save a copy – bir kopyasını kaydetmek
  24. save settings – ayarları kaydetmek
  25. save a contact – kişiyi kaydetmek
  26. save to cloud – buluta kaydetmek
  27. save login info – giriş bilgilerini kaydetmek
  28. save bandwidth – bant genişliği tasarrufu yapmak
  29. save a version – bir sürüm kaydetmek
  30. save a date – tarihi not etmek
  31. save a message – mesajı kaydetmek
  32. save a phone number – numarayı kaydetmek
  33. save a seat – koltuk ayırmak
  34. save energy for later – sonra için enerji saklamak
  35. save dessert for last – tatlıyı sona bırakmak
  36. save for retirement – emeklilik için biriktirmek
  37. save for a rainy day – kötü günler için biriktirmek
  38. save a voice note – ses kaydını saklamak
  39. save old photos – eski fotoğrafları korumak
  40. save a tree – ağaç kurtarmak
  41. save a relationship – ilişkiyi kurtarmak
  42. save a failing company – iflas etmekte olan şirketi kurtarmak
  43. save the file as... – farklı kaydetmek
  44. save on costs – masraflardan tasarruf etmek
  45. save someone’s job – birinin işini kurtarmak
  46. save yourself the trouble – zahmete girmemek
  47. save for later – sonra için saklamak
  48. save a password – şifre kaydetmek
  49. save the world – dünyayı kurtarmak
  50. “Start where you are. Use what you have. Do what you can.”

save time – zaman kazandırmak

This app helps me save time every day.

⤷ Bu uygulama her gün bana zaman kazandırıyor.

save money – para biriktirmek / tasarruf etmek

I’m trying to save money for a new car.

⤷ Yeni bir araba için para biriktirmeye çalışıyorum.

save energy – enerji tasarrufu yapmak

Turn off the lights to save energy.

⤷ Enerji tasarrufu için ışıkları kapat.

save water – su tasarrufu yapmak

Take shorter showers to save water.

⤷ Su tasarrufu için daha kısa duş al.

save space – yer kazandırmak

This vacuum bag saves space in the closet.

⤷ Bu vakumlu çanta dolapta yer kazandırıyor.

save fuel – yakıt tasarrufu yapmak

Driving slowly can save fuel.

⤷ Yavaş sürmek yakıt tasarrufu sağlayabilir.

save yourself – kendini kurtar

Jump out and save yourself!

⤷ Atla ve kendini kurtar!

save data – veri kaydetmek / korumak

Make sure you save your data before exiting.

⤷ Çıkmadan önce verilerinizi kaydettiğinizden emin olun.

save your work – çalışmayı kaydetmek

Don’t forget to save your work regularly.

⤷ Çalışmanızı düzenli olarak kaydetmeyi unutmayın.

save progress – ilerlemeyi kaydetmek

The game saves progress automatically.

⤷ Oyun ilerlemeyi otomatik olarak kaydediyor.

save a life – bir hayat kurtarmak

CPR can save a life.

⤷ Kalp masajı bir hayat kurtarabilir.

save someone from danger – birini tehlikeden kurtarmak

He saved the dog from danger.

⤷ Köpeği tehlikeden kurtardı.

save face – itibarını kurtarmak

He apologized to save face.

⤷ İtibarını kurtarmak için özür diledi.

save the day – günü kurtarmak

The backup team arrived just in time to save the day.

⤷ Yedek ekip tam zamanında gelip günü kurtardı.

save one’s reputation – itibarını korumak

She acted quickly to save her reputation.

⤷ İtibarını korumak için hızlı davrandı.

save someone’s soul – birinin ruhunu kurtarmak

He believed he could save her soul.

⤷ Onun ruhunu kurtarabileceğine inanıyordu.

save someone from themselves – birini kendinden korumak

Sometimes we need to save people from themselves.

⤷ Bazen insanları kendilerinden korumamız gerekir.

save your breath – boşuna konuşma

Just save your breath, he won't listen.

⤷ Boşuna konuşma, seni dinlemeyecek.

save someone a seat – birine yer ayırmak

I’ll save you a seat near the front.

⤷ Önlerde sana bir yer ayıracağım.

save the best for last – en iyisini sona saklamak

I always save the best for last.

⤷ En iyisini hep sona saklarım.

save a document – belgeyi kaydetmek

Don’t forget to save the document.

⤷ Belgeyi kaydetmeyi unutma.

save a file – dosya kaydetmek

Please save the file to the desktop.

⤷ Lütfen dosyayı masaüstüne kaydet.

save changes – değişiklikleri kaydetmek

Click “OK” to save changes.

⤷ “Tamam”a tıklayarak değişiklikleri kaydedin.

save a copy – bir kopyasını kaydetmek

Always save a copy before editing.

⤷ Düzenlemeden önce her zaman bir kopyasını kaydet.

save settings – ayarları kaydetmek

You must click “Apply” to save settings.

⤷ Ayarları kaydetmek için “Uygula”ya tıklamalısınız.

save a contact – kişiyi kaydetmek

I saved your contact on my phone.

⤷ Numaranı telefonuma kaydettim.

save to cloud – buluta kaydetmek

This photo was saved to the cloud.

⤷ Bu fotoğraf buluta kaydedildi.

save login info – giriş bilgilerini kaydetmek

Chrome can save your login info.

⤷ Chrome giriş bilgilerini kaydedebilir.

save bandwidth – bant genişliği tasarrufu yapmak

Use low-res images to save bandwidth.

⤷ Bant genişliği tasarrufu için düşük çözünürlüklü görseller kullanın.

save a version – bir sürüm kaydetmek

Let’s save a version before finalizing.

⤷ Son halini vermeden önce bir sürüm kaydedelim.

save a date – tarihi not etmek

Save the date for my wedding!

⤷ Düğünüm için tarihi not et!

save a message – mesajı kaydetmek

I saved her last voice message.

⤷ Onun son sesli mesajını kaydettim.

save a phone number – numarayı kaydetmek

Did you save my number?

⤷ Numaramı kaydettin mi?

save a seat – koltuk ayırmak

I’ll save you a seat at the concert.

⤷ Konserde sana koltuk ayıracağım.

save energy for later – sonra için enerji saklamak

You should save your energy for the meeting.

⤷ Enerjini toplantı için saklamalısın.

save dessert for last – tatlıyı sona bırakmak

I always save dessert for last.

⤷ Tatlıyı hep sona bırakırım.

save for retirement – emeklilik için biriktirmek

I’ve started to save for retirement.

⤷ Emeklilik için para biriktirmeye başladım.

save for a rainy day – kötü günler için biriktirmek

I always save some money for a rainy day.

⤷ Kötü günler için her zaman biraz para biriktiririm.

save a voice note – ses kaydını saklamak

I saved his voice note as a memory.

⤷ Onun ses kaydını bir hatıra olarak sakladım.

save old photos – eski fotoğrafları korumak

My grandma still saves old photos in albums.

⤷ Büyükannem hâlâ eski fotoğrafları albümlerde saklar.

save a tree – ağaç kurtarmak

Save a tree, read online.

⤷ Bir ağaç kurtar, çevrimiçi oku.

save a relationship – ilişkiyi kurtarmak

Can love save a relationship?

⤷ Sevgi bir ilişkiyi kurtarabilir mi?

save a failing company – iflas etmekte olan şirketi kurtarmak

They tried to save the company from closing.

⤷ Şirketin kapanmasını engellemeye çalıştılar.

save the file as... – farklı kaydetmek

Save the file as PDF, please.

⤷ Lütfen dosyayı PDF olarak kaydet.

save on costs – masraflardan tasarruf etmek

Outsourcing helps save on costs.

⤷ Dış kaynak kullanımı masrafları azaltır.

save someone’s job – birinin işini kurtarmak

His quick thinking saved her job.

⤷ Onun hızlı düşünmesi işini kurtardı.

save yourself the trouble – zahmete girmemek

Just take a cab and save yourself the trouble.

⤷ Taksiye bin ve zahmete girme.

save for later – sonra için saklamak

I’ll save this article for later.

⤷ Bu makaleyi sonra için saklayacağım.

save a password – şifre kaydetmek

Do you want Chrome to save your password?

⤷ Chrome şifreni kaydetsin mi?

save the world – dünyayı kurtarmak

Superheroes always try to save the world.

⤷ Süper kahramanlar her zaman dünyayı kurtarmaya çalışır.

“Start where you are. Use what you have. Do what you can.”

Neredeysen oradan başla. Neyin varsa onu kullan. Elinden geleni yap.

Aleyna Hoca ve Speaxon ekibi

Konuşarak öğrenme yöntemiyle A1'den B2'ye İngilizce eğitimi veriyoruz.

Okuduklarınızı konuşarak pekiştirin.

15 dakikalık ücretsiz seviye tespitiyle size uygun programı birlikte seçelim.

Bunları da okuyun