Tüm yazılar
İngilizce Geliştir

Günlük Konuşmada En Çok Kullanılan 5 İngilizce Deyim (Idioms)

15 Temmuz 20262 dk okuma

Günlük Konuşmada En Çok Kullanılan 5 İngilizce Deyim (Idioms)

KISACA

İngilizceyi akıcı ve doğal bir şekilde konuşmanın sırrı deyimlerde (idioms) gizlidir. Ana dili İngilizce olan kişiler, günlük hayatta düz cümleler kurmak yerine kelime anlamından tamamen farklı anlamlara gelen bu kalıpları sıkça tercih ederler. İşte İngilizce konuşurken kendinizi çok daha doğal ifade etmenizi sağlayacak, en popüler 5 İngilizce deyim:

Bu yazıda neler var? (5 başlık)
  1. 1. Under the weather (Halsiz / Keyifsiz / Hasta hissetmek)
  2. 2. Spill the beans (Baklayı ağzından çıkarmak)
  3. 3. Bite the bullet (Dişini sıkmak / Acı reçeteyi kabul etmek)
  4. 4. Once in a blue moon (Kırk yılda bir / Çok nadir)
  5. 5. Cost an arm and a leg (Dünyanın parası / Çok pahalı)

1. Under the weather (Halsiz / Keyifsiz / Hasta hissetmek)

Ciddi bir hastalık değil ama yataktan halsiz kalktığınız, kendinizi tam iyi hissetmediğiniz günler için kullanılır.

  • Anlamı: Kendini biraz hasta veya keyifsiz hissetmek.
  • Örnek: "I think I’m coming down with a cold. I’m feeling a bit under the weather today." (Sanırım şifayı kapıyorum. Bugün kendimi biraz halsiz hissediyorum.)

2. Spill the beans (Baklayı ağzından çıkarmak)

Birine sürpriz yapacağınızda veya gizli tutulması gereken bir durum olduğunda birinin bu sırrı kaçırması durumudur.

  • Anlamı: Bir sırrı veya gizli bir bilgiyi yanlışlıkla ya da dayanamayıp açıklamak.
  • Örnek: "We were planning a surprise party for him, but Sarah spilled the beans." (Onun için sürpriz bir parti planlıyorduk ama Sarah baklayı ağzından çıkardı.)

3. Bite the bullet (Dişini sıkmak / Acı reçeteyi kabul etmek)

Kaçınılmaz olan ama yapmaktan hoşlanmadığınız zor bir duruma cesaretle göğüs germek anlamına gelir.

  • Anlamı: Kaçınılmaz ve zor bir durumu kabul edip harekete geçmek.
  • Örnek: "I hate going to the dentist, but I just need to bite the bullet and go." (Dişçiye gitmekten nefret ediyorum ama dişimi sıkıp gitmem gerek.)

4. Once in a blue moon (Kırk yılda bir / Çok nadir)

Gerçekleşme ihtimali ya da sıklığı çok az olan durumları anlatırken "kırk yılda bir" yerine bu kalıp kullanılır.

  • Anlamı: Çok nadir, neredeyse hiç denecek kadar az gerçekleşen olaylar.
  • Örnek: "My brother lives in another city, so we only see each other once in a blue moon." (Erkek kardeşim başka bir şehirde yaşıyor, bu yüzden kırk yılda bir görüşüyoruz.)

5. Cost an arm and a leg (Dünyanın parası / Çok pahalı)

Bir şeyin bütçenizi aşırı derecede zorladığını, el yaktığını esprili ve abartılı bir şekilde anlatma yoludur.

  • Anlamı: Aşırı pahalı olmak, çok büyük paralara mal olmak.
  • Örnek: "I’d love to buy that new phone, but it costs an arm and a leg." (O yeni telefonu almayı çok isterdim ama dünyanın parası.)

Öğrenme İpucu: İngilizce deyimleri tek tek kelime olarak çevirmeye çalışmayın. Onları bir bütün kalıp olarak kabul edip, kendi günlük hayatınızdan birer cümle içinde kullanarak not edin.

Aleyna Hoca ve Speaxon ekibi

Konuşarak öğrenme yöntemiyle A1'den B2'ye İngilizce eğitimi veriyoruz.

Okuduklarınızı konuşarak pekiştirin.

15 dakikalık ücretsiz seviye tespitiyle size uygun programı birlikte seçelim.

Bunları da okuyun