
İngilizcenin En Büyük Tuzağı: Tough, Though, Thought, Throughout Farkı
Yazılışları aynı, anlamları bambaşka! Tough, though, thought ve throughout kelimelerini bir daha asla karıştırmamanız için ipuçları ve örnekler.
İngilizce öğrenme, eğitim ve dil gelişimi hakkında en güncel yazılarımızı keşfedin.

Yazılışları aynı, anlamları bambaşka! Tough, though, thought ve throughout kelimelerini bir daha asla karıştırmamanız için ipuçları ve örnekler.

Saatlerce kelime ezberleme devri kapandı! İnternette gezinirken, dizi izlerken veya makale okurken zahmetsizce dil öğrenmenizi sağlayacak en yeni ve etkili eklentileri keşfedin.

Hiç bunun İngilizce'de neden tam karşılığı olmadığını düşündüğünüz ya da eksikliğini hissettiğiniz oldu mu? Gelin birlikte öğrenelim.

Hepimiz Netflix’te saatlerimizi harcıyoruz, peki bu süreyi bir dil öğrenme seansına dönüştürmeye ne dersiniz? "Altyazılı mı, altyazısız mı?" tartışmasını bir kenara bırakın; asıl mesele seviyenize uygun doğru içeriği seçmekte. İşte dil okulunda öğrendiklerinizi pekiştirecek, başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar izlemeniz gereken 10 Netflix dizisi:

Okulda en çok kullanılan kelimeleri, konularına göre ve günlük kullanım odaklı'dır.

ingilizce konuşamıyorum konuşma kaygısı ingilizce konuşurken utanmak konuşma pratiği yapmak

#Evde tek başına #İngilizce #ögren


“Basket” kelimesi, İngilizcede “sepet” anlamına gelmektedir. Bunu “top” anlamına gelen “ball” kelimesiyle birleştirdiğinde “basket-ball”, yani doğrudan çevrildiğinde “sepet topu” kelimesini elde ediyorsun. 1891 yılında, öğrencilerine yağmurlu havada iç mekânda oynayabilecekleri bir oyun bulma düşüncesiyle Kanadalı beden eğitmeni James Naismith tarafından “icat edilen” bu spor, günümüzde dinamizmi ve elbette şov faktörü ile dünyanın futbolla birlikte en popüler sporlarından bir tanesi olarak varlığını sürdürüyor.

Look; bakmak (bilinçli olarak bir şeye bakmak, dikkati vermek) anlamındadır. See; görmek (gözüne çarpması, farkında olmak, istemsiz olarak görmek) anlamında kullanılır.

Make; yapmak, üretmek, oluşturmak ve ortaya çıkmak anlamındadır. Do; yapmak, gerçekleştirmek, yerine getirmek anlamındadır.

"Broaden one's horizons" (Ufkunu genişletmek): Yeni kültürleri tanımak