KISACA
Deyimler, bir dilin kültürel kodlarını taşır. İngiliz kültürü, mizahı ve bakış açısını anlamanı kolaylaştırır.
Break the ice – Ortamı yumuşatmak
Hit the sack – Yatmak
Piece of cake – Çok kolay
Let the cat out of the bag – Sırrı açığa vurmak
Spill the beans – Bir sırrı ifşa etmek
Once in a blue moon – Çok nadiren
Under the weather – Kendini kötü hissetmek
Kill two birds with one stone – Bir taşla iki kuş vurmak
The ball is in your court – Sıra sende, karar sende
Cost an arm and a leg – Çok pahalı
Bite the bullet – Zor bir şeyi kabullenmek
Cry over spilt milk – Olanı geri getirememek, boşuna üzülmek
Burn the midnight oil – Gece geç saatlere kadar çalışmak
Hit the nail on the head – Nokta atışı yapmak
Add fuel to the fire – Durumu daha kötü hale getirmek
Go the extra mile – Fazladan çaba göstermek
By heart – Ezbere
Get cold feet – Son anda korkmak
On the same page – Aynı fikirde olmak
Hit the road – Yola çıkmak
A blessing in disguise – Başta kötü görünüp sonradan iyi çıkan şey
Burn the bridges – Geri dönüşü olmayan ilişkiyi kesmek
Speak of the devil – İti an çomağı hazırla
Bend over backwards – Yardım etmek için çırpınmak
Kick the bucket – Ölmek (argo)
Pull someone’s leg – Şaka yapmak
It’s not rocket science – O kadar da karmaşık değil
Hit the books – Ders çalışmak
In hot water – Baş belası bir durumda olmak
Let sleeping dogs lie – Eski meseleleri kurcalamamak
Back to square one – En başa dönmek
Beat around the bush – Lafı dolandırmak
Call it a day – Günü bitirmek, işi sonlandırmak
Cut to the chase – Sadede gelmek
Face the music – Sonuçlarına katlanmak
Feel under the gun – Baskı altında hissetmek
Get the hang of it – Bir şeyi kavramak, öğrenmek
Give someone a hand – Birine yardım etmek
Hit the ceiling – Çok sinirlenmek
Jump the gun – Acele etmek
Keep your chin up – Moralini yüksek tut
Leave no stone unturned – Her yolu denemek
Make a long story short – Uzun lafın kısası
Miss the boat – Fırsatı kaçırmak
Off the hook – Sorumluluktan kurtulmak
On thin ice – Tehlikeli bir durumda olmak
Out of the blue – Hiç beklenmedik şekilde
Pull yourself together – Kendine gelmek
Rain on someone’s parade – Birinin keyfini bozmak
See eye to eye – Aynı fikirde olmak
Sit on the fence – Kararsız kalmak
Sleep on it – Kararı ertesi güne bırakmak
Smell a rat – Bir işte tuhaflık sezinlemek
Steal someone’s thunder – Başkasının başarısını gölgede bırakmak
Take it with a grain of salt – Çok da ciddiye almamak
The tip of the iceberg – Görünen kısmı, esasın küçük bir bölümü
Throw in the towel – Pes etmek
Up in the air – Belirsiz, karara bağlanmamış
Your guess is as good as mine – Ben de bilmiyorum
Walk on eggshells – Dikkatli ve temkinli davranmak zorunda olmak
Aleyna Hoca ve Speaxon ekibi
Konuşarak öğrenme yöntemiyle A1'den B2'ye İngilizce eğitimi veriyoruz.
Okuduklarınızı konuşarak pekiştirin.
15 dakikalık ücretsiz seviye tespitiyle size uygun programı birlikte seçelim.



